gönül yarası

merhaba dostlar, bu ara sıkça özlem hissettiğim günlerden geçiyorum. han viran olmuş, altınoluğun yolları perişan. bazı şeylerin sonucunu tahmin edip yapmaktan vazgeçtiğiniz oluyor mu? bu aralar falcı gibi sonucu tahmin edip, yapmaktan vazgeçiyorum. kendimi bildiğimden vazgeçiyorum aslında. bakmayın bu blog harici uzun süre sustum, sustukça susadım. susadım elinden içmeye geldim. yâre bir sırrım var, açmaya geldim… başlayalım mı?

altınoluğa geldiğimden beri tam da tahmin ettiğim duygu değişimleri yaşıyorum. bazen gözlerim doluyor, bazen gururlanıyorum kendimle, bazen tiksiniyorum kendimden. geçmişin izlerini kalbimde taşıyorum hala. geçmişime de ona olduğu kadar aşığım sanırım veya ona aşık olduğum için geçmişe aşığım. sonuç şu ki ne bahar geldiğinde ben böyle olurum ne de böyle olduğumda gelir bahar. ne bir seda kalmış, ne bülbül hani…

gözlerim, bir önceki yazıda beklediğim gibi doldu. anlık bir duraksama, boğaz düğümlenmesiyle o günlere bir bakış attım. geçtiğimiz yolları aradım. yârin bahçesinde açan gül hani… buraya yazıp bazı şeyleri tetiklemek istemiyorum, okuyordur diye tahmin ediyorum blogu. öyle hissediyorum daha çok anlamsızca. saklımdasın diyelim fakat sırrım alev aldı. yanmaya geldim.

bu yazıyı yazarken bile dönüp bir yandan da çalışmaya devam ediyorum. altınoluktayken bile her gün en az 5-6 saat çalışmadan yapamıyorum. bir sertifikam kaldı sadece. hayallerime iki üç adım uzaklıktayım kısaca. dün sabah kalktım, hadi bugün altıncı sertifikayı bitireyim dedim. bitirdim gönderdim bu sefer de stres başladı. çıktım yürüyüşe tek başıma, altınoluğu turlarken bir yandan da telefonu kontrol ediyorum mail geldi mi diye. saat 19 oldu dedim eve gideyim en iyisi. melisa’nın ordan geçiyorum tam telefonum titredi bi’ baktım bildirime congratulations yazıyo… gözlerimden gurur gözyaşları süzüldü bir anda. 9 aralıkta bu sahile geldiğimde en son, yıkık bir haldeydim. bir önceki gelişimde de. yazın geldiğimde hatta bir öncekilerde de. ilk kez dün o kırgınlıkları, yıkıklıkları anladım. bugün daha güçlü hissederek uyandım, sonra bir noktada sen geldin aklıma. gönül yarası bu, sözün neresi bu?

yazmayacaktım ama millete seni anlatasım gelmedi. sana o kadar çok şey anlatasım var ki. neyse işte. yıkıldım.

eşiğine susmaya geldim.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bu sitenin arkasında WordPress.com'un gücü var.

%d blogcu bunu beğendi: