eskitilmiş

merhaba dostlar, bi’ parti bittiğinde kimse temizliğe kalmak istemez ya o minvalde bir telaş sezdiğim günlerdeyim. attığım adımların sağlamlığını görüp sağlamlaştırıyorum özgüvenimi bu ara. kafamda çok şey var fakat eskisi gibi hepsini birden yapmaya çalışmıyorum. step step ilerliyorum. düştükçe yeniler kendini insan. başlayalım mı?

altınolukta bi’ duble rakı veya nevizadede içilecek buz gibi bira çekiyor canım. öyle böyle değil. rüyamda falan alkol alıyorum abi. eskisi gibi anlatamayacağım mesela, blackout günlerim geride kaldı. illa az da olsa içiyorum ama çok nadir ve bana çok absürt geliyo kendime bakınca. eskitilmiş mutluluklarımın çoğunda alkole de yer vermişim. gerçekten eskitilmiş sadece hüzünlü mutluluklar.

benim filmim burada başlar. doğduğum şehirde olmaktan ve büyüdüğüm sokakları yeniden arşınlamaktan mutluyum bir süredir fakat buruk bir hüznü de oluyor işte. istanbula giderken bıraktığım gibi değil hiçbir şey. bulduklarım da çok farklı. evet, benim filmim burada başlar. bu blogun da, bestelediğim ilk şarkıların da ve başımdan geçen çoğu ilkin de başladığı şehir burası. çok ilginç di mi? bana öyle geliyor. istanbul’a gidip bambaşka bir hayat yaşayıp başladığın yere geri dönmek. manga’nın şarkısı mesela daha bi’ anlamlı gelmeye başladı özellikle son birkaç aydır. bu şehir beni esir ediyor kendimi alamıyorum. balıkesir… fazla anlamlı.

ingiltere yerine londra demeye başladım artık. gönlümden geçen manchester veya liverpool fakat biliyorum ki ilk etapta denk gelme ihtimali çok zor. üniversite sınavına çalışırken de benden hukuk falan isteyenlere, hayır siyaset okuyacağım derdim. yapabileceğimi biliyordum çünkü. o minvalde bir his var içimde. rahatım gerçekten ingiltere konusunda. belki beklediğimden daha uzun bir periyot olacak ama gideceğim. eylül ekim diyorum tahmini. gecikirse de problem değil. müthiş bir umudum var ve yeteneklerime güveniyorum. kreatif anlamda çok yönlüyüm ve bu özellikle aranan özelliklerin başında. allah değilim ama benim de yarattığım şeyler var yani asdgasfhah. linç yemem umarım ama silmicem burayı sakfhakfdhka. hey dostum iyi dinle bak. bağır çağır saçmala, keyfine bak. inatçı olmalısın yoksa türkiye’de türk olarak beşinci dünya ülkesi vatandaşı olursun.

herkes cennete gitmek ister ama gerçekte kimse ölmek istemez ya, yurtdışı meselesi de buna benziyor. kime anlatsam kaç kurtar kendini diyor. arkadaşlar gemi batıyor. cennete gitmek istiyorsunuz ama ölmekten de korkuyorsunuz. ingiltere güzel bir fırsat sadece önünüze. lütfen cenneti, ölmekten korkarak kaçırmayın. çünkü ölüm kaçınılmaz gibi. yani birkaç seneye belki mülteci belki farklı sıfatla olabilir. her şey olabilir kısaca. okuyan varsa yardım da ederim araştırmasına falan. abicim gerçekten başka bir hayat mümkün. eski türkiyeye bakıp eski mutlulukları bulamayız. inanınca bulunur eskitilmiş mutluluklar.

kendimi çok seviyorum. sonunda delirsem de bu kadar cesur kararlar verebildiğim için aşırı mutluyum. ve sen neye inanırsan inan, her zaman mutlu olmaz ki insan.

yine bir şeyleri yazarak anlatmaya, anlattıklarımın ise doğru anlaşılmasına çabaladım. ülkedeki kelleri sevmesem de… sattas babalar çok seviyorum sizi. iyi ki varsınız.

sevgiyle.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bu sitenin arkasında WordPress.com'un gücü var.

%d blogcu bunu beğendi: