kırık hava

merhaba dostlar, uzun zamandır bir salkım üzüm akmıyor damarlarımdan ama imkan yanmaya devam ediyor. bazı günler olur, imkan olsaydı çok farklı anlamlar ifade edebilirdi dersin ve iç geçirirsin ya hani… işte tam öyle bir günün akşam üstünde, hava hafif karanlığa çalmaya başlamışken fonda hüsnü arkan’a yer veriyorum. buğulu sesiyle o bir kırık hava söylüyor, ben de sandalyenin ucuna oturup, emanet gibi hissettiğim odada içimden geçenleri mırıldanıyorum. bir dağ yıkılıyor içerimde. başlayalım mı?

kitap okurken bazı yerleri fosforlu kalemle çizersiniz veya ne bileyim postitle ayırırsınız ya hani, öyle bir şey bence tarihler. tek başına bırakıldığında yaşanıp giden ve çok da anlam ifade etmeyen rakamlardan ibaretken, üstü çizilenler çok fazla göze çarpıyor. doğum tarihleri, herkese özel günler mesela bence sarıyla belirtilmişken, bazı günler ise sadece sizin için büyük anlamlar ifade eder ve kırmızıyla çizilmelidir o günler. üç yıl önce kırmızıyla belirttiğim tarihteyiz. balatta bir restoranda tam da bu yazıyı yazdığım saatlerde, hayatıma gireceğini bildiğim bir kadınla ilk kez karşılıklı rakı içmiştik. ne sevmekten korkmak, ne zulümden korkmak bize yakışmazdı ki öyle de oldu. varlığıyla çok şeyi değiştiren, birçok şeyi öğreten biri olarak hayatıma bu dakikalarda girmekteydi.

şu an bir ilişkimiz yok, ne kızgınlık ne küskünlük ne de başka bir şey. sadece minnettarım. bugün burada bunlardan bahsediyorsam kendi direnişim kadar, onun direnişi sayesindeydi. yanımda bu kadar durmasaydı farklı boyutlara evrilebilirdim belki de. yirmi sekiz şubat muhtemelen benim ikinci doğum günüm. öyle benimsemişim yani bilmiyorum. bugün kendime tek kişilik pasta alıp kutladım doğum günümü. post-modern darbe olarak geçebilir gerçekten bu tarih, yediğim en güzel darbeydi zira. siz yapabiliyor musunuz bilmiyorum ama ilişki bitince, dostluğun kalmasını tercih ediyorum. doğru mu yanlış mı bilmem. hayatımıza giren her kişi, karakterimizin değişip dönüşmesine bir şekilde yardım ediyor çünkü. çok kötü şekilde bitmediyse, diyalogu korumayı seviyorum. bir çiçek büyütmüşüz yani kısaca, saksıya sığmaz.

bu aslında kendime ikinci doğum günü mesajım. çok güzel değişip dönüştüm. büyüdüm ve şimdi güçleniyorum. üç yılda gerçekten inanılmaz şeyler yaşayıp atlattım. her şey için önce kendime teşekkür ederim ve sonrasında üç yılın neredeyse her anında yanımda olan kişiye çok teşekkür ederim. cihan tutuşmuş, umman yanarken yanımda olduğun için minnettarım.

bu çiçek büyüdü, saksıya sığmaz.

minnetle.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bu sitenin arkasında WordPress.com'un gücü var.

%d blogcu bunu beğendi: