kazılı kuyum

merhaba dostlar, insanların amacını ve hayatın akışını sorguladığım günlerden geçerken biraz yorgun hissediyorum. sürekli mücadele etmekten ve bazı şeyleri kabullenememekten yorulmuş gibiyim. her gecenin sabahı var, bunların da geçeceğini biliyorum orası ayrı ama özellikle birkaç haftadır çok net yoruldum. tahammülüm azaldı, çok fazla siklemiyorum kimseyi. bu sene için koyduğum hedefe kitlenmiş ilerliyorum ve bazen nefesimin yetmeyeceğini düşündüğüm anlar oluyor. bazen kendimden de yoruluyorum. devam etmeye başlasam biliyorum, toparlanacağım kendi içimde ama hareketlerime yansıtamıyorum bunu. birkaç gündür devam edemiyorum. çalışamıyorum mesela. çalışmıyorum ya da bilmiyorum. böyle devam edersem o hayalin uzaklaştığını da biliyorum. bir an önce toplamam lazım kendimi. bu gidişle ben biterim, anladın mı beni?

insanın kendini bilmesi yetmiyor bazen, çok ilginç di mi? farkındasın aslında yediğin bokun ama değiştiremiyorsun. bu hastalığımın başında da öyleydi mesela. yediğim bokun farkındaydım yine, ama değiştiremiyordum elimde değildi. başa mı sarıyorum? bilmiyorum. bir hayalim varken bu kadar kolay pes edemem. etmemeliyim. daha önce pes ettim ama bu sefer pes etmem. hiçe bağırıyorum, sesimi duyun.

insanın kendine inanması, çabalayıp yorulması bir şeyleri değiştiriyor. hatta çok şeyi değiştiriyor ama bu siktimin insanoğlu, bir yerde de destek bekliyor sanırım. hayalimi gerçek kılacak ne varsa yapıyorum, step step belli aslında yapacaklarım. yaptığım takdirde de ortalığın anasını sikip gideceğime de eminim. bunları yapacağıma kendimi zar zor inandırdım bu kadar loserlıktan sonra. bir de çevremdekiler için çaba harcamak istemiyorum. inanmayan çok kişi var ve bazılarıyla her gün yüz yüzeyim. yorucu oluyor gerçekten. aşırı yoruluyorum ait olmadığım biri gibi davranırken. kan bağı aidiyet için yeterli değil. ait hissetmediğin yerde yaşamaya çalışmaksa çok yoruyor.

sallanıyorum bu sefer ve cidden boka sarabilecek şekilde sallanıyorum. biraz kendime güvenim kırıldı ingiltere konusunda. sanırım bu yüzden devam etmek zor geliyor şu an. ben kendimi bir şeyler yapmaya çok zor ikna ettim. gerçekten kolay olmadı. buraya yazması kolay da yaşamdan vazgeçmiştim ve hayata dönmek çok zordu. aslında ben bunu başarmıştım. heves mi bıraktınız amk diye bağıra çağıra duvar yumruklamalı çıldırmaya ihtiyacım var sanırım. gerçi böyle giderse yaşanır yakında. ben su muyum bunları kaldırayım?

iyilikle yaklaştığım kişiler kaç kere ayakta sikmiştir beni. artık bunlara takılmıyorum çünkü bu toplum iyilikten anlayabilecek kapasitede değil. iyiliğin altında maraz arayanların yaşadığı coğrafyanın anasını sikiyim. bir de bunu akrabalarından yaşayan falan var. normalde tanısanız, yüzüne götünüzü silmeyeceğiniz insanlarla kan bağı diye kaç kere muhatap olmuşsunuzdur? imkanım olsa dakika durmayacağım ortamlarda o kadar çok barınıyorum ki… ve işin kötüsü bu durumdan çıkabilmek için çabalarken, o ortamdakilerden zarar görüyorum. müthiş bir kısır döngü. her ingiltere denildiğinde müthiş bir alaycı tavırlar falan. ruhum alev aldı sönmüyor.

pişmanlık demode artık. gerçekten sikimde değil farkına varılsa ve özür dilense. biz o bağı hiç kuramadık, artık gerçekten kurmak istemiyorum. hayatımın hiçbir evresinde ne tam destek gördüm ne de tam sevgi. kalan olmadın, giden olmadın. bana bir kere gülen olmadın. hayatımın her döneminde böyleydi bu. hep öyle görmüş öyle öğrenmiş napayım diye bakıyordum. artık bakamıyorum. bu halde olmamın en büyük sebebisin. belki iyi bir insan olabilirmişsin içindeki öfkeyi dindirebilsen, fakat ne yazık ki kötü bir insansın. senin kötülüğünün beni zehirlemesine farkında olmadan hep izin vermişim. bundan sonra izin vermeyeceğim. nasıl yapacağımı tam bilmiyorum ama onu da çözeceğim bir şekilde. kalan öyle sen, giden öyle ben.

bir şeylere yeniden başlamam gerek. bu zamana kadar hep devam etmeyi öğrendim, yine öğreneceğim. gerekirse yeniden öğreneceğim. hasta olan ben değilim. bunun nedeni ben değilim ve bunları ben iyileştirebileceğimin farkındayım. kendi öfkesini çocuklarına yansıtan biri olmayacağım. böyle gördüm böyle öğrendim demeyeceğim. farklı olasılıkların farkındayım ve onlar için çaba harcayacağım. ben ne birisi kadar korkak, ne de birisi kadar geç kalmış değilim. bir çaresini bulurum. bu süreçte de tek bir cümle bekledim aslında, ben inanıyorum sen yaparsın. çok şey beklediğimi fark etmemişim ve tedavi sürecimde bu duygularımı bastırmışım. tüm kalbimle ve samimiyetimle nefret ettiğimi unutmuşum. bana bir cümleyi çok görenlerden artık nefretimi, kendime çok görmüyorum. sen kazamazsın kazılı kuyum.

sen harbiden güçlüsün. istediğinde yapamayacağın şey yok. hedefine kitlendin ve devam et, sakın vazgeçme. maymun iştahlı gibi göründüğünü biliyorsun, öyle olmadığını da biliyorsun. bunu sadece sen kanıtlarsın. ben inanıyorum sen başaracaksın. yolda sallantılar olsa da yıkılmayacağını içten içe biliyorsun. sadece bir cümleye ihtiyacın var aslında. o da bana benden olsun.

sana inanıyorum, sen yaparsın.


Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

Bu sitenin arkasında WordPress.com'un gücü var.

%d blogcu bunu beğendi: