merhaba dostlar, birkaç haftadır çok yazmıyordum biraz kafa dinlemeye ihtiyacım vardı açıkçası. işe yaradı mı tam olarak bilmiyorum ne umdum da ne buldum. çok da önemsemedim. baş başa kalmam gerekliydi kendimle. depremler oluyor beynimde ve dışarıda siren sesi var. bazen şarkının akışına bırakıp hissettirdiği neyse büyümesini beklediğim anlar oluyor. ve tam şu an mesela o anlardan biri yaşanıyor.

hadi bir şeyler söyle, çocuk gözlerim dolsun. duygusal bi’ topa dönüştüm yine. ara ara yokluyor böyle. neler yaşadım lan ben farkındalığı geliyor. kızdığım ve hak verdiğim yerler var kendime. siktimin şehrinde geçirdiğim yılların kaçını yaşadım harbiden? yüzde versem veremiyorum mesela. insanoğlu garip cidden. kontrolü kaybettiğim çok yer oldu. insanın kendi kontrolünü yitirmesi… çok garip gelmiyor mu? yaşasam da idrak etmekte zorlanıyorum. araba kazası yaşamak gibi aslında. anlık oluyor ve sonrasında sonuçlarını fark ediyorsun. kaporta çizilmiş devam edelim de diyemiyorsun amk. yani kısaca ben arabayım. vıınnnnnnn. motor benim komutanım gibi deliricem…

bir gülsen ağlayacağım, bir gülsen kendimi bulacağım. istediğin kadar kız, istediğin kadar söv ve istediğin kadar kendi yoluma bakıyorum de. başladığın noktaya geri dönüyorsun. nasılını falan bırakalım bir kenara. artık nedenlerden çok sonuçlara bakılan yaşlardayız. yaz bunu güzel laf. ben de sonuç odaklı olayım dedim. bir süredir öyle yapmaya çalışıyordum. her şey rutine bağlamıştı falan. sonra işte. sıkıldım kendimden. bünye rutine alışık değil ve alışmadık götte don durmuyo tam olarak. önce bünyeyi alıştırcaz rutine. yaş olmuş yirmi beş. hastalığı rahatsızlığı falan sikerler kardeşim. o göte o donu gerekirse bantlıcaz aslan parçası. aslan parçası benim.

uzun bir aradan sonra yazmak iyi geldi. ve uzun zamandır bu şarkıyı bilerek ne dinliyordum ne de söylüyordum. çünkü içimde intihar korkusu vardı. bir gülsen ağlayacağım demiştim ya işte. hadi ağlayalım.

müthiş bi’ aşkla.