nefes almakta bile güçlük çektiğim zamanlardayım. bunları konuşabilecek birinin olmaması canımı yakıyor. bari kendime haykırayım istiyorum canım yandı senin yüzünden diye. öyle bi susmuşum zamanında, ağzımı açasım gelmiyor.

bu kadar yükü kendime saklayamam. yazmak istiyorum.

yukarıdaki fotoğraf da kendimi anlatmamın bi’ yolu. tam olarak öyle bir düşüş. kimse yok, sessiz ve ıssız bir yere doğru savruldum sanırım. birkaç ayda her şeyi yine mahvetmenin öfkesiyle takılıyorum kendi kendime. gelelim asıl meseleye. sahi neler oluyo?

tam olarak ne zaman başladığını bilmediğim, hayattan kopartan bi’ depresyon döngüsünün içindeyim. nasıl başladığını da bilmiyorum. 2017’den sonra uyku düzenimin anasını sikmiştim zaten. hatırladığım bi’ o var sürece dair. hastanın kalbi durmuş, doktorlar son hamlelerini yapıyormuş gibi. iki şey hayata döndürür gibi oldu. biri parti muhabbeti, bir şeyler başardığımı hissetmiştim. siyasetin amk bu arada. boşu boşuna koşturduk… diğeri de kız arkadaşımdı. kısa süreli de olsa geri döndüğümü hissetmiştim. sonrası… hasta ex oldu hocam.

2019 eylüle kadar sallandığım çok oldu. ara ara depresif ataklar geçirdim. o dönem çok farkında değildim yani bu sürecin. atak veya hastalık olarak falan görmüyorsun yaşarken. sonrasında ekimde ilk kez vazgeçtim bu dünyadan. şimdi bakınca aptallık gibi geliyor. hayatta sevdiğin varken vazgeçmemeli insan. insan olan bunu yapmalı yani. neyse. öfkeli olduğum çok şey var kendime. amk kendimin de.

sonrasında kız arkadaşıma söz verdim ilaç tedavisine ve terapiye başladım. 2020’ye girerken artık bir şeyleri değiştirmem gerektiğini düşünüp okulu bıraktım. müzikle iç içe olayım, para kazanayım diye şirket kurdum. ve evet… 2020’de şirket batırdım.

bi’ şekilde hayata tutunmaya çalışıyordum ama terapiyi falan bırakmıştım iyi hissettiğim için. en büyük hatalardan biri bu arada. sakın abi. devam edin iyi hissetseniz de. 2020’yi anlatmaya çok gerek görmüyorum zaten bok gibi bi’ yıldı. 2021’e girerken de depresif ataklarım sıklaşmıştı. ilişkime de yansıyordu. amk yerinde, sevgilim için dışarı adım atacak mecali kendimde bulamıyordum. bir süredir öyleydi zaten. neyse. işe girdim ve ev değiştirdim, esenyurta taşındım allahın siktir ettiği yere. işe gittiğim ilk gün tetiklendim, bok gibiydi. ilk gün işi bıraktım o psikolojiyle yapamazdım. şimdi anlatırken bile bazı şeyler aklıma geldikçe kalbim sıkışıyor. sonra yine aşırı depresif bi’ döneme girdim. 2021’in şubat sonu gibiydi herhalde tam hatırlamıyorum. bir kez daha vazgeçtim her şeyden. evde kalan ilaçlarımı içip yattım. sadece deli gibi uyuttu. amk ilaçları. yine kaldım hayatta. sonra şehir değiştirdim falan filan. şimdi aile evinden yazıyorum. hala hayattayım. bunları anlattığıma göre biraz da güçlendim herhalde. ilişkim bitti. pinhani’nin şarkısı doğruymuş. yitirmeden anlamıyormuş insan. cidden çok seviyorum lan. şu an tedavi sürecim devam ediyor. ilaçlar, terapiler falan. çevremde anlatabilecek kimse kalmadığını hissettiğimden buraya yazdım ve sen şu an bunu okuyorsan canımsın. anlatmam lazımdı birilerine. yazmazsam ağlayacaktım çünkü.

bundan sonra burdayım ey depresif bireyler.

ee sizde neler oluyo?